Milliyetçilik işçi sınıfının değil burjuvazinin ideolojisidir ve işçi sınıfı için ölümcül bir zehirdir
Bugünün koşullarında işçi sınıfının büyük bir kesiminin zihinleri burjuva ideolojisi ile doludur. Devrimci sınıf bilincine ancak burjuva ideolojisiyle mücadele edilerek ve burjuva fikirler işçilerin beyninden sökülüp atılarak yer açılabilir. Burjuva ideolojisi işçi sınıfı için tam anlamıyla bir zehirdir. Milliyetçilik burjuvazinin ideolojik bir argümanıdır ve onun çıkarlarını yansıtır. Burjuva milliyetçiliğiyle zehirlenmiş bir işçi de ancak enternasyonalizm panzehiri verilerek kurtarılabilir.
Milliyetçilik zehiri, burjuvazinin tüm toplumu kendi egemenliği altında birleştirmesinin aracı olduğu gibi aynı zamanda işçi sınıfını bölmenin de bir aracıdır. İşçi sınıfını Türk, Kürt, Yunan, Amerikan, Alman vs. diye ayırmak onun birleşmesini engellemenin en kolay yoludur. Bu yolla farklı uluslardan işçiler arasında suni düşmanlıklar yaratılmakta ve burjuvaların arasındaki çıkar çatışmalarına işçi sınıfı alet edilmektedir. Burjuvazi işçi sınıfını kandırmadan ve onu kullanmadan çıkarlarını hayata geçiremez. İşçi sınıfının bilinci geçmişte olduğu gibi bugün de bu ideolojiyle bulandırılmaktadır. Sınıf hareketi içerisinde bu ideolojisinin taşıyıcısı en başta sendikal bürokrasi ve burjuva siyasi çevreler olmak üzere tüm “milliyetçi sol” çevrelerdir. Sözde anti-emperyalizm sloganının ardına sığınılarak milliyetçi politikaların desteklenmesi ve yine aynı gerekçeyle özelleştirmeye karşı kapitalist devletçiliğin savunulması, işçi sınıfının içinde milliyetçi ideolojinin yer bulmasını kolaylaştırmaktadır. Oysa işçi sınıfı uluslararası bir sınıftır. Dolayısıyla çıkarları da ulusal değil uluslararasıdır. Dünya toplumunun ulusal sınırlara bölünmüş olmasının işçi sınıfına hiçbir faydası yoktur. Bütün dünya ülkelerinin işçilerinin çıkarları bir ve ortaktır. Bugün Türkiye’de işçi hareketinin yaşadığı sorunlar ne yerel ne de ulusal sorunlardır. Bu sorunların hem kaynakları uluslararası alanda aranmalıdır, hem de çözümleri. Sınıfın her mücadelesi enternasyonalist bir bakış açısıyla değerlendirilmeli ve örgütlenmelidir. Hem sendika bürokrasisiyle hem burjuvaziyle mücadele bu bilinçle verilmelidir.
abdulrahimkaplan@hotmail.com
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder