5 Aralık 2009 Cumartesi
adres değişikliği
Sevgili dostlarım yazılarımı.abdurrahimkaplan.com adresimde yazıyorum tüm dostlarıma duyurulmasını önemle rica ederim.abdurrahimkaplan.com
31 Ağustos 2009 Pazartesi
DEMOKRATİK AÇILIM
DEMOKRATİK AÇILIM
Demokratik açılım nereye varılacağını bilmiyorum ama bildiğim tek şey artık klişenin kırıldığı cinin şişeden çıktığı ne yaparsak yapalım artık cinin geri şişeye giremeyeceğidir. Adına ne denirse densin ister demokratik açılım ister Kürt açılımı
Artık iyi şeyler olacağı kesin umarım ki bu işi yürüten halklar arasındaki farklılıkları tespit edilirse sorunlar mağduriyetler giderilirse inanıyorum ki savunmaya ayırdığımız paraları ülke kalkınmasın kullandığımız takdirde ham ülke kalkınır hem bugün % 16 olan işsizlik oranı kısa süre içinde sıfıra iner.
Kimli taleplerinin yol açtığı bu değişim dalgasına kayıtsız kalmak mümkün değildir.
Kapitalist toplumlarda değişimin dinamiği gelirin dağılımı özerinde yaşanan adaletsizliğidir. Diyerek kimlik adaletsizliğine sırt çevirmek mümkün mü?
Diğer yandan işçi sınıfının verdiği ekmek ve demokrasi mücadelesine sırt çevirmek mümkün mü? Ebetteki hayır her iki konu da da hiç kimse kayıtsız kalamaz.
Kimliklerin bu günün toplumlarında değiştirici bir potansiyel taşıması içinde yaşadığımız piyasa ekonomisinin dağılım adaletsizliklerinin ima ettiği siyasetleri terk etmemiz gerektirmiyor.
Gerektirmiyor çünkü bu günün dünyasında kimliklere ilişkin adaletsizlikler dağılım adaletsizliğini zaten içeriyor.
Bu çerçevede baktığımızda bütün ülkede kimliklerin yol açtığı demokrasi talebi zaten var olan sisteminde değişmesi talebidir.
Açılımın amacı n e olursa olsun bence ülkenin demokratikleşmesinde ve modernleşmesinde sürükleyici bir rol oynamaya başlamasıdır bu rolü de işçi sınıfı üstlenmelidir. www.Abdurrahimkaplan.com
Demokratik açılım nereye varılacağını bilmiyorum ama bildiğim tek şey artık klişenin kırıldığı cinin şişeden çıktığı ne yaparsak yapalım artık cinin geri şişeye giremeyeceğidir. Adına ne denirse densin ister demokratik açılım ister Kürt açılımı
Artık iyi şeyler olacağı kesin umarım ki bu işi yürüten halklar arasındaki farklılıkları tespit edilirse sorunlar mağduriyetler giderilirse inanıyorum ki savunmaya ayırdığımız paraları ülke kalkınmasın kullandığımız takdirde ham ülke kalkınır hem bugün % 16 olan işsizlik oranı kısa süre içinde sıfıra iner.
Kimli taleplerinin yol açtığı bu değişim dalgasına kayıtsız kalmak mümkün değildir.
Kapitalist toplumlarda değişimin dinamiği gelirin dağılımı özerinde yaşanan adaletsizliğidir. Diyerek kimlik adaletsizliğine sırt çevirmek mümkün mü?
Diğer yandan işçi sınıfının verdiği ekmek ve demokrasi mücadelesine sırt çevirmek mümkün mü? Ebetteki hayır her iki konu da da hiç kimse kayıtsız kalamaz.
Kimliklerin bu günün toplumlarında değiştirici bir potansiyel taşıması içinde yaşadığımız piyasa ekonomisinin dağılım adaletsizliklerinin ima ettiği siyasetleri terk etmemiz gerektirmiyor.
Gerektirmiyor çünkü bu günün dünyasında kimliklere ilişkin adaletsizlikler dağılım adaletsizliğini zaten içeriyor.
Bu çerçevede baktığımızda bütün ülkede kimliklerin yol açtığı demokrasi talebi zaten var olan sisteminde değişmesi talebidir.
Açılımın amacı n e olursa olsun bence ülkenin demokratikleşmesinde ve modernleşmesinde sürükleyici bir rol oynamaya başlamasıdır bu rolü de işçi sınıfı üstlenmelidir. www.Abdurrahimkaplan.com
YENİ WEB SİTEM YAYIN HAYATINA BAŞLAMIŞTIR
MAKALELERİMİN ÇOĞALMASI VE DEĞİŞİKLİKLER GEREKTİĞİ İÇİN YENİ BİR SİTE AÇMIŞ BULUNMAKTAYIM...
YENİ WEB SİTEM :
www.abdurrahimkaplan.com
YENİ WEB SİTEM :
www.abdurrahimkaplan.com
27 Ağustos 2009 Perşembe
KÜRESEL KRİZ VE SENDİKALAR
KÜRESEL KRİZ VE SENDİKALAR
Türk-iş in yaptırdığı araştırmaya göre ekim 2008 den 2009 temmuz ayına kadar konfederasyonlara bağlı sendika üyesi 40 bin 755 işçi işten çıkarıldı.
44 bin 340 işçi ücretsiz izne gönderildi.
Krizin işçilere yansınmaları izlemek amacıyla kurulan emek masası verilerine göre METAL işe bağlı işyerlerinde 53 üye işten atıldı 1314 üye ücretsiz izne gönderildi.
100 sendika üyesi de yarım gündelikle çalıştırıldı.
Sendikanın bu 10 aylık dönemde ücretsiz izne çıkarılan üye sayısı 23 bin 42 yi buldu.
TEKSİF İŞ sendikasına bağlı iş yerlerinde 4bin 405 işçinin işine son verildi.
7 bin 568 üye ücretsiz izne çıkarıldı ÇİMSE İŞ sendikası üye işçilerden 8 bin 610 işçi işsiz kaldı 12 bin536 işçi ücretsiz izne çıkarıldı.
TEK GIDA İŞ sendikası işçilerden bu 10 aylık dönemde 85 işçinin işine son verildi.
447 işçi ücretsiz izne çıkarıldı.
PETROL İŞ sendikasına bağlı işyerlerin dede durum farklı değil bu kriz döneminde726 işçinin işine son verildi, 707 işçi ücretsiz izne çıkarıldı.
Genel maden iş sendikası üyesi krizle birlikte işten çıkarılan işçi sayısı bin 716 dır.
DOK GEMİ İŞ sendikası üyesi 300 işçi işsiz kaldı.
DERİ İŞ sendikasına üye 266 işçi, BASIN İŞ sendikası üyesi 160 üye, SELÜLOZ İŞ üyesi 132 işçi, T.G.S üyesi 52 işçi bu 10 aylık kriz döneminde işten çıkarıldı.
Peki soruyorum işçileri işsiz bırakarak mı krizleri yeneceksiniz? Yoksa üretim yaparak mı? Hükümetten çeşitli destekler alan özel sektör üretim yapmadan zararsız bir şekilde krizi atlatmayı düşündü! Ülke batmış, işçi aç kalmış sermayedarların umurunda mı?
TÜRK-İŞ ve diğer sendikalara da sormadan geçemeyeceğim yukarıdaki veriler genel grev nedeni değimli? Ne zaman tavır alacaksınız yaksa üyesiz kaldıktan sonramı?
abdulrahimkaplan@hotmail.com
Türk-iş in yaptırdığı araştırmaya göre ekim 2008 den 2009 temmuz ayına kadar konfederasyonlara bağlı sendika üyesi 40 bin 755 işçi işten çıkarıldı.
44 bin 340 işçi ücretsiz izne gönderildi.
Krizin işçilere yansınmaları izlemek amacıyla kurulan emek masası verilerine göre METAL işe bağlı işyerlerinde 53 üye işten atıldı 1314 üye ücretsiz izne gönderildi.
100 sendika üyesi de yarım gündelikle çalıştırıldı.
Sendikanın bu 10 aylık dönemde ücretsiz izne çıkarılan üye sayısı 23 bin 42 yi buldu.
TEKSİF İŞ sendikasına bağlı iş yerlerinde 4bin 405 işçinin işine son verildi.
7 bin 568 üye ücretsiz izne çıkarıldı ÇİMSE İŞ sendikası üye işçilerden 8 bin 610 işçi işsiz kaldı 12 bin536 işçi ücretsiz izne çıkarıldı.
TEK GIDA İŞ sendikası işçilerden bu 10 aylık dönemde 85 işçinin işine son verildi.
447 işçi ücretsiz izne çıkarıldı.
PETROL İŞ sendikasına bağlı işyerlerin dede durum farklı değil bu kriz döneminde726 işçinin işine son verildi, 707 işçi ücretsiz izne çıkarıldı.
Genel maden iş sendikası üyesi krizle birlikte işten çıkarılan işçi sayısı bin 716 dır.
DOK GEMİ İŞ sendikası üyesi 300 işçi işsiz kaldı.
DERİ İŞ sendikasına üye 266 işçi, BASIN İŞ sendikası üyesi 160 üye, SELÜLOZ İŞ üyesi 132 işçi, T.G.S üyesi 52 işçi bu 10 aylık kriz döneminde işten çıkarıldı.
Peki soruyorum işçileri işsiz bırakarak mı krizleri yeneceksiniz? Yoksa üretim yaparak mı? Hükümetten çeşitli destekler alan özel sektör üretim yapmadan zararsız bir şekilde krizi atlatmayı düşündü! Ülke batmış, işçi aç kalmış sermayedarların umurunda mı?
TÜRK-İŞ ve diğer sendikalara da sormadan geçemeyeceğim yukarıdaki veriler genel grev nedeni değimli? Ne zaman tavır alacaksınız yaksa üyesiz kaldıktan sonramı?
abdulrahimkaplan@hotmail.com
26 Ağustos 2009 Çarşamba
ALİM İLE ABİT
ALİM İLE ABİT
Erenlere sormuşlar!
Âlimle abit arasında ne fark var?
Yani bilenle bilmıyen.
Erenler demiş ki :alimle abidi bir gemiye koymuşlar,gemi battığında abit sadece kendini kurtarmış, alim ise hem kendini hem gemiyi kurtarmış.
İşte bizim sendikacılık anlayışımızda alimin sendikal anlayışıdır.
Muhalefet olarak bizim sendikal anlayışımız kişisel çıkar özerine kurulmadı.
Bizim amacımız üyelerimizin refahı, güvenli bir gelecek ve huzurlu bir çalışma ortamı
Biz üyelerimize bunları sağlaya bilirsek ne mutlu bize.
İnanıyorum ki iktidara geldiğimizde biz bunları yapacağız.
Zaten amacımız işçi sınıfının hak ve özgürlüklerini kurumak kazanımlarına yeni kazanımlar sağlamak bizler kazanılmış haklarımıza dokunulmasını genel grev nedeni görmekteyiz.
Muhalefet olarak bütün çalışmamızı alimane şekillendirdik.
Olağanüstü genel kurul talep ederken dahi bireysel düşünmedik. 2821 sayılı sendikalar yasası ile T.YOL İŞ SENDİKASI tüzüğünü tamamını hukukçu dostlarımızla haftalarca inceledik ve aleyhimize olabilecek hiçbir madde yok ve yasal olarak tamamen lehimize olması gerekirdi. Çünkü biz işçi sınıfını düşündük
İşte bizim mevcut sendika yönetimiyle farkımız bu çünkü biz alimiz.
Peki bugünkü sendika yönetimi ne yapıyor?
Bugünkü sendika yönetimi abittir.
Sadece kendini düşünür günü kurtarmaya çalışıyor.
İşçi sınıfı umurunda değil, çünkü gelecekle bir sorunları yok çocuklarının da gelecekle bir sorunu yok.gemi nereye kadar giderse!
Bir örnek vermek gerekirse SSK hastanelerine el konulduğunda bu sendikacılar ne yaptı?kıdem tazminatı ile ilgili spekülasyonu ile ilgili ne yapıyorlar?
Emekli aylığı bağlanma hesaplaması ile ilgili spekülasyonlara sendikacılarımız ne yapıyorlar?toplu iş sözleşmesi görüşmelerinde 2 yevmiye skalası mağdurlarının tüm umutlarını yıkarken vicdanları rahatımıydı?
2009 yılı Toplu iş sözleşmesi imzalanırken hangi işçinin görüşü alındı ?
İşte bu sorularımın cevabı kocama bir hiç.
İşte bizim mevcut yönetimle farkımız bu biz alimiz.
abdulrahimkaplan@hotmail.com
Erenlere sormuşlar!
Âlimle abit arasında ne fark var?
Yani bilenle bilmıyen.
Erenler demiş ki :alimle abidi bir gemiye koymuşlar,gemi battığında abit sadece kendini kurtarmış, alim ise hem kendini hem gemiyi kurtarmış.
İşte bizim sendikacılık anlayışımızda alimin sendikal anlayışıdır.
Muhalefet olarak bizim sendikal anlayışımız kişisel çıkar özerine kurulmadı.
Bizim amacımız üyelerimizin refahı, güvenli bir gelecek ve huzurlu bir çalışma ortamı
Biz üyelerimize bunları sağlaya bilirsek ne mutlu bize.
İnanıyorum ki iktidara geldiğimizde biz bunları yapacağız.
Zaten amacımız işçi sınıfının hak ve özgürlüklerini kurumak kazanımlarına yeni kazanımlar sağlamak bizler kazanılmış haklarımıza dokunulmasını genel grev nedeni görmekteyiz.
Muhalefet olarak bütün çalışmamızı alimane şekillendirdik.
Olağanüstü genel kurul talep ederken dahi bireysel düşünmedik. 2821 sayılı sendikalar yasası ile T.YOL İŞ SENDİKASI tüzüğünü tamamını hukukçu dostlarımızla haftalarca inceledik ve aleyhimize olabilecek hiçbir madde yok ve yasal olarak tamamen lehimize olması gerekirdi. Çünkü biz işçi sınıfını düşündük
İşte bizim mevcut sendika yönetimiyle farkımız bu çünkü biz alimiz.
Peki bugünkü sendika yönetimi ne yapıyor?
Bugünkü sendika yönetimi abittir.
Sadece kendini düşünür günü kurtarmaya çalışıyor.
İşçi sınıfı umurunda değil, çünkü gelecekle bir sorunları yok çocuklarının da gelecekle bir sorunu yok.gemi nereye kadar giderse!
Bir örnek vermek gerekirse SSK hastanelerine el konulduğunda bu sendikacılar ne yaptı?kıdem tazminatı ile ilgili spekülasyonu ile ilgili ne yapıyorlar?
Emekli aylığı bağlanma hesaplaması ile ilgili spekülasyonlara sendikacılarımız ne yapıyorlar?toplu iş sözleşmesi görüşmelerinde 2 yevmiye skalası mağdurlarının tüm umutlarını yıkarken vicdanları rahatımıydı?
2009 yılı Toplu iş sözleşmesi imzalanırken hangi işçinin görüşü alındı ?
İşte bu sorularımın cevabı kocama bir hiç.
İşte bizim mevcut yönetimle farkımız bu biz alimiz.
abdulrahimkaplan@hotmail.com
24 Ağustos 2009 Pazartesi
işçi simsarları ve sendika
İŞÇİ SİMSARLARI VE SENDİKALAR
İşçi simsarlığı yasası bilindiği gibi sayın cumhurbaşkanımız tarafından veto edildi.
Veto edildi ama veto edilene kadar bürolar kuruldu ve 2008 ve 2009 yıllarında bu bürolar 100 binlerce elemen çeşitli şirketlere yerleştirdi.
Dikkat ederseniz işe yerleştirilenlerin çoğu mühendis yönetici veya teknik eleman.
Demek oluyor ki yine bizim işçiler işsiz.
Allahtan sn. cumhurbaşkanımız bu yanlışı görüp yasayı veto etti yoksa bizim işçi sınıfının hali perişandı.
SENDİKALAR NE YAPİYOR?
Sendikalar hiç yerinde durmuyorlar sürekli teşkilatları dolaşıyorlar işçileri bilgilendiriyorlar, şaka, şaka
Söylemek gerekiyorsa onlarında pek bir şey bildikleri yok!
Neden biliyor musunuz? Geçen hafta bizim sendika şube yöneticilerimiz teşkilatı dolaştılar?
Gittikleri her işyerinde muhalefeti konuştular. Sevgili yöneticiler siz çalıştınız da muhalefet mi sizi engelledi siz muhalefetin aleyhinde konuşacağınıza sorunları çözün
Siz sorun çözdünüz de muhalefet mi sizi engelledi?
Gittiğiniz her işyerinde toplu iş sözleşme ile ilgili ne anlattınız?
Hangi kayıplarımızı telafi ettiğinizi anlattınız?
Toplu iş sözleşme farkları ile ilgili ne anlattınız?
2 yevmiye skalası mağdurları üyelerimize ne gibi haklar kazandırdığınızı mı anlattınız?
Tabii muhalefet var çünkü muhalefet bu sorduklarımın anlatılmasına,alınmasına engel değil mi? İnanın muhalefet olmasaydı sendikaya bile uğramazdınız.
Sevgili yönetenlerim siz gittiğiniz her işyerlerinde toplu iş sözleşmesi, kıdem tazminatı ile ilgili spekülasyon iddiaları ile ilgili emekli aylığı bağlanma konusunu anlatsaydınız hay hay siz ne yaptınız toplantılar başladı muhalefet toplantı bitti muhalefet.
Değerli karayolcu.com okurları sevgili dostlar işçi sınıf ulusal değil uluslar arası bir sınıftır. Dolayısıyla çıkarları da ulusal değil uluslar ötesidir ne sendikal bürokrasisi nede burjuva sınıfı örgütlü işçi sınıfının karşısında direniş göstere bilir.
Hele ki mersin yol iş şubesi asla.
abdulrahimkaplan@hotmail.com
İşçi simsarlığı yasası bilindiği gibi sayın cumhurbaşkanımız tarafından veto edildi.
Veto edildi ama veto edilene kadar bürolar kuruldu ve 2008 ve 2009 yıllarında bu bürolar 100 binlerce elemen çeşitli şirketlere yerleştirdi.
Dikkat ederseniz işe yerleştirilenlerin çoğu mühendis yönetici veya teknik eleman.
Demek oluyor ki yine bizim işçiler işsiz.
Allahtan sn. cumhurbaşkanımız bu yanlışı görüp yasayı veto etti yoksa bizim işçi sınıfının hali perişandı.
SENDİKALAR NE YAPİYOR?
Sendikalar hiç yerinde durmuyorlar sürekli teşkilatları dolaşıyorlar işçileri bilgilendiriyorlar, şaka, şaka
Söylemek gerekiyorsa onlarında pek bir şey bildikleri yok!
Neden biliyor musunuz? Geçen hafta bizim sendika şube yöneticilerimiz teşkilatı dolaştılar?
Gittikleri her işyerinde muhalefeti konuştular. Sevgili yöneticiler siz çalıştınız da muhalefet mi sizi engelledi siz muhalefetin aleyhinde konuşacağınıza sorunları çözün
Siz sorun çözdünüz de muhalefet mi sizi engelledi?
Gittiğiniz her işyerinde toplu iş sözleşme ile ilgili ne anlattınız?
Hangi kayıplarımızı telafi ettiğinizi anlattınız?
Toplu iş sözleşme farkları ile ilgili ne anlattınız?
2 yevmiye skalası mağdurları üyelerimize ne gibi haklar kazandırdığınızı mı anlattınız?
Tabii muhalefet var çünkü muhalefet bu sorduklarımın anlatılmasına,alınmasına engel değil mi? İnanın muhalefet olmasaydı sendikaya bile uğramazdınız.
Sevgili yönetenlerim siz gittiğiniz her işyerlerinde toplu iş sözleşmesi, kıdem tazminatı ile ilgili spekülasyon iddiaları ile ilgili emekli aylığı bağlanma konusunu anlatsaydınız hay hay siz ne yaptınız toplantılar başladı muhalefet toplantı bitti muhalefet.
Değerli karayolcu.com okurları sevgili dostlar işçi sınıf ulusal değil uluslar arası bir sınıftır. Dolayısıyla çıkarları da ulusal değil uluslar ötesidir ne sendikal bürokrasisi nede burjuva sınıfı örgütlü işçi sınıfının karşısında direniş göstere bilir.
Hele ki mersin yol iş şubesi asla.
abdulrahimkaplan@hotmail.com
18 Ağustos 2009 Salı
TOPLANTIDAN İZLENİMLER
TOPLANTIDAN İZLENİMLER!
Nasıl bir ülkede yaşıyoruz?
Yaşadığımız ülkede bir site yönetimi toplantısında dahi birlik ve beraberlik mesajları verilirken, sendikal muhalefeti hazmedemiyoruz. eskiden muhalefet olsun iktidar olsun dilediği her şeyi her türlü eleştiriyi yapardı orda kalırdı beyler unutmayın 21 inci yüzyılda yaşıyoruz yaşadığımız çağ teknoloji çağıdır yoksa siz hala kara kaplı defterlerle mi dolaşıyorsunuz?
Toplumumuzda hayatımıza kastedilmedikçe sokağa çıkmayız rekabet bizi gerer muhalefete her türlü çamuru atarız ama bize gelen eleştiriyi hazmetmeyiz. Sevgili sendika yöneticilerim biliyorsunuz okullarda dahi sınıf başkanını seçerken dahi iki liste ile girilir bilmeniz lazım eğer okul okuduysanız?
Bugün benim işyerimde sendika bilgilendirme toplantısı yapıldı tabi adı bilgilendirme toplantısı idi şube Başkanımız sadece altı aylık zamlar dışında sözleşmeyle ilgili tek bir kelime etmedi toplantının gidişatı tamamen benim sitede yazdığım uyarıcı ve yapıcı eleştirilerim oldu.
Benim sendikal anlayışım toplu iş sözleşme sonrasında sendikalar bütün teşkilatı dolaşarak aldıkları hakları almak isteyipte alamadıkları bazı hakları tek tek sıralarlar bunların hiç biri anlatılmadı toplu iş sözleşme farklarımızın ne zaman ödeneceğini hiç anlatılmadı pardon ‘2 inci yevmiye skalası mağdurları için ne dediler biliyor musunuz? Biraz daha çalışsınlar!!! bumu sendika anlayışları?
Yani sendika yöneticileri ne yaparsa yapsın kimse eleştirmeyecek mi? Her yaptıkları yanlışa ortak olmamızı bekliyorlarsa yanılıyorlar.
Biz muhalefet olarak yanlışlarını gördüğümüz anda gerek teknoloji araçlarla gerekse toplantılarda yüzleri nede söyleriz.
Ama her türlü demokratik mücadelelerinde de yanlarında oluruz. Kendimizi de kullandırmayız.
Bugünkü toplantıda da söyledim yine söylüyorum bir sendikacı sıradan bir birey değildir birey gibi davranamaz attığı adımı ölçülü atmalı her söylediği kelimeden ne anlam çıkarılacağını iyi hesap etmeli aksi takdirde kimse dikkatte almaz. Birde şube başkanı bütün yönetiminden sorumludur.
Yönetimindeki herhangi birinin yaptığı hatayı tüm yönetime mal olur bence bugünlük yeter ya bu deveyi güdersiniz yada bu diyardan gidersiniz..
abdulrahimkaplan@hotmail.com
Nasıl bir ülkede yaşıyoruz?
Yaşadığımız ülkede bir site yönetimi toplantısında dahi birlik ve beraberlik mesajları verilirken, sendikal muhalefeti hazmedemiyoruz. eskiden muhalefet olsun iktidar olsun dilediği her şeyi her türlü eleştiriyi yapardı orda kalırdı beyler unutmayın 21 inci yüzyılda yaşıyoruz yaşadığımız çağ teknoloji çağıdır yoksa siz hala kara kaplı defterlerle mi dolaşıyorsunuz?
Toplumumuzda hayatımıza kastedilmedikçe sokağa çıkmayız rekabet bizi gerer muhalefete her türlü çamuru atarız ama bize gelen eleştiriyi hazmetmeyiz. Sevgili sendika yöneticilerim biliyorsunuz okullarda dahi sınıf başkanını seçerken dahi iki liste ile girilir bilmeniz lazım eğer okul okuduysanız?
Bugün benim işyerimde sendika bilgilendirme toplantısı yapıldı tabi adı bilgilendirme toplantısı idi şube Başkanımız sadece altı aylık zamlar dışında sözleşmeyle ilgili tek bir kelime etmedi toplantının gidişatı tamamen benim sitede yazdığım uyarıcı ve yapıcı eleştirilerim oldu.
Benim sendikal anlayışım toplu iş sözleşme sonrasında sendikalar bütün teşkilatı dolaşarak aldıkları hakları almak isteyipte alamadıkları bazı hakları tek tek sıralarlar bunların hiç biri anlatılmadı toplu iş sözleşme farklarımızın ne zaman ödeneceğini hiç anlatılmadı pardon ‘2 inci yevmiye skalası mağdurları için ne dediler biliyor musunuz? Biraz daha çalışsınlar!!! bumu sendika anlayışları?
Yani sendika yöneticileri ne yaparsa yapsın kimse eleştirmeyecek mi? Her yaptıkları yanlışa ortak olmamızı bekliyorlarsa yanılıyorlar.
Biz muhalefet olarak yanlışlarını gördüğümüz anda gerek teknoloji araçlarla gerekse toplantılarda yüzleri nede söyleriz.
Ama her türlü demokratik mücadelelerinde de yanlarında oluruz. Kendimizi de kullandırmayız.
Bugünkü toplantıda da söyledim yine söylüyorum bir sendikacı sıradan bir birey değildir birey gibi davranamaz attığı adımı ölçülü atmalı her söylediği kelimeden ne anlam çıkarılacağını iyi hesap etmeli aksi takdirde kimse dikkatte almaz. Birde şube başkanı bütün yönetiminden sorumludur.
Yönetimindeki herhangi birinin yaptığı hatayı tüm yönetime mal olur bence bugünlük yeter ya bu deveyi güdersiniz yada bu diyardan gidersiniz..
abdulrahimkaplan@hotmail.com
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)
